ceza
Bir davranışın kurala veya beklentiye aykırı görülmesi üzerine, o davranışı önlemek ya da yinelemesini engellemek amacıyla uygulanan yaptırım.
Ceza, Arapça cazāʾ ‘karşılık’ sözünden alınmıştır; Stachowski araya soru işaretiyle Farsça ǯazā'yı koyar. Arapçada söz iyiliğin de kötülüğün de karşılığını anlatır: Karahanlı Kur'an Tercümesi'nde Tanrı ‘az amele çok karşılık veren’ diye nitelenir. Harezm metinlerinde ‘iyi karşılık’ ile ‘kötülüğün cezası’ yan yana yaşar; Anadolu'da XIII. yüzyıldan beri ‘ceza’ anlamı öne çıkar, 1451 tarihli Ferec'te ‘mükâfat’ anlamı da görülür. Kâmûs-ı Türkî sözün Osmanlı Türkçesinde yalnız kötülüğün karşılığına özgülendiğini belirtir; Türkiye Türkçesindeki ‘yaptırım’ anlamı bu daralmayla yerleşmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ceza
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ceza
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: ceza
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ceza
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: ceza
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ceza
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ceza
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ceza
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ceza
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ceza