duymak
Bilgi almak, öğrenmek, haber almak
Duymak, Ortak Türkçe *tuy- ‘algılamak, fark etmek’ fiilinden gelir; söz Tonyukuk Yazıtı'nda düşmanın Türk ordusunu ‘fark etmediği’ anlatılırken tuymadı biçimiyle geçer. Azerbaycan, Türkmen ve Türkiye Türkçelerinde fiil d'li duy- biçimini almıştır; Tatarca ve Başkurtçada toy-, öteki Türk dillerinin çoğunda tuy- olarak yaşar. ÈSTJa, bugün baskın olan ‘hissetmek’ anlamının en eski metinlerde seçilmediğini, fiilin önce ‘fark etmek, anlamak, öğrenmek’ anlamlarıyla kullanıldığını belirtir. Anadolu metinlerinde XIII. yüzyıldan beri ‘hissetmek, koku almak, işitmek, haber almak, sezmek’ anlamlarıyla görülür.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): tuy-
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: tuy-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: tuy-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: duy- ~ tuy-
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: tuy-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: duy- ~ tuy-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: tuy-
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: duy- ~ tuy-
- 16. yy. · Çağatay Türkçesi: tuy-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: duy- ~ tuy-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: duymak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: duymak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: duymak