esnaf
Küçük sermaye ve zanaat sahibi; artizan
Esnaf, Arapça ṣinf ‘sınıf, tür’ sözünün çoğulu aṣnāf'tan gelir. Eski Anadolu ve Osmanlı Türkçesinde önce ‘sınıflar, türler’ anlamında kullanılmış (Ferec ba‘de'ş-Şidde, 1451; Revnak-ı Bustân'da toprak türleri; Âlî, 1581), sonra kentlerdeki zanaatkâr ve tüccarların meslek örgütlerinin ve bu örgütlerin üyelerinin adı olmuştur. Tietze ve Kâmûs-ı Türkî Arapça çoğulun Türkçede tekil gibi de kullanıldığını belirtir; Kâmûs-ı Türkî esnâf adam örneğini verir. XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi İstanbul ve Kahire esnafını esnâf-ı elekciyân, esnâf-ı kalaycıyân gibi tamlamalarla tek tek sayar.
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: esnâf
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: esnâf
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: esnâf
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: esnâf
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: esnaf