bence — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 18 Ekim 2026, 21:46 (Türkiye saati)

Word
1207
kaynak
41
tarihsel tanık
40.758
en eski kayıt
8. yy.

bence

Konuşanın ileri sürdüğü yargının kendi değerlendirmesine dayandığını gösteren zarf. Öznel görüşü ortak bilgi ya da kesin kanıttan ayırır; bir öneriye katılma, itiraz veya yorum bildirilirken sorumluluğu sözü söyleyen kişiye bağlar.

Bence, birinci tekil kişi zamiri ben'e -ce ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir zarftır. Bianchi ile Kieffer'in 1835 tarihli sözlüğü -ce ekinin adlara ‘göre’ anlamı kattığını belirtir ve bence'yi ‘bana göre, kanımca’ diye örnekler; Kâmûs-ı Türkî de ben maddesinde bence'yi benden ve bensiz ile birlikte zamirin kullanılan biçimleri arasında sayar. Kökteki ben, Tietze'ye göre Eski Türkçe ben'in devamıdır; Stachowski Ana Türkçe *bén biçimini kurar, Gülensoy da Eski Türkçede ben ile men biçimlerinin yan yana bulunduğunu gösterir.

  1. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bence
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bence

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).