dava
Hakkın korunması veya uyuşmazlığın çözülmesi için yargısal karar verilmesini isteme; ilgili: → yargılama.
Dava, Arapça dʿw kökünden gelen daʿwā ‘iddia, hak arama’ sözünden alınmıştır. Tarihsel Derlem'de en eski tanığı Yûnus Emre Dîvânı'nda ‘iddia’ anlamıyla geçer: _Yalan da‘vâ iderisen ‘ışk n’eylesün senünile_ (YED 347/4). XIV. yüzyıl Harezm metni Nehcü'l-Ferâdîs'te kadı önünde hak arama anlamıyla kullanılır; Tietze'nin en eski tanığı ise 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-Şidde'deki _daʿvāŋı ėt_ ‘davanı aç’ çağrısıdır. Âlî XVI. yüzyılda sözü ‘ileri sürülen iddia’ anlamında kullanır. Şemseddin Sâmî mahkemeye başvuru, duruşma, çözülecek matematik sorusu ve hak iddiası anlamlarını sıralar; dava vekili o dönemde ‘avukat’ demekti. Räsänen'e göre söz Kıpçak dillerinde ‘kavga, savaş, çekişme’ anlamlarına kaymıştır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: daʿvā
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: daʿvā
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: daʿvā
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: daʿvā
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: daʿvā
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: daʿvā
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: daʿvā
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: dava