oda — Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etymological Atlas

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Last updated: 18 Ekim 2026, 21:46 (Türkiye saati)

Word
1207
kaynak
41
tarihsel tanık
40.758
en eski kayıt
8. yy.

oda

Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi; göz

Oda, Eski Türkçe otaġ sözünün Anadolu'da d'leşip sonundaki ġ'yi yitirmiş biçimidir. Eren, Clauson ve Stachowski'ye göre otaġ, ōt ‘ateş’ten türeyen ota- ‘ateş yakmak, ısıtmak’ fiilinden gelir; ilk anlamı içinde ateş yakılan korunaklı yer, geçici barınak ve çadırdır. Kaşgarlı Mahmud ve Kutadgu Bilig sözü ‘çadır, küçük ev’ anlamında kullanır. Osmanlıcada aynı sözün otağ biçimi büyük han çadırına, oda biçimi ise ev bölmesine, yeniçeri kışlasına ve daireye ad olmuştur. Söz Arapça ağızlara ve Balkan dillerine de geçmiştir.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: otaġ
  2. 13. yy. · Harezm Türkçesi: otaġ
  3. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: odaġ
  4. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: otak ~ otaġ
  5. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: odaġ ~ oda
  6. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: oda
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: otaġ ~ otak
  8. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
  9. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
  10. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
  11. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: oda

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Words

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. New word işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).