oda
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi; göz
Oda, Eski Türkçe otaġ sözünün Anadolu'da d'leşip sonundaki ġ'yi yitirmiş biçimidir. Eren, Clauson ve Stachowski'ye göre otaġ, ōt ‘ateş’ten türeyen ota- ‘ateş yakmak, ısıtmak’ fiilinden gelir; ilk anlamı içinde ateş yakılan korunaklı yer, geçici barınak ve çadırdır. Kaşgarlı Mahmud ve Kutadgu Bilig sözü ‘çadır, küçük ev’ anlamında kullanır. Osmanlıcada aynı sözün otağ biçimi büyük han çadırına, oda biçimi ise ev bölmesine, yeniçeri kışlasına ve daireye ad olmuştur. Söz Arapça ağızlara ve Balkan dillerine de geçmiştir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: otaġ
- 13. yy. · Harezm Türkçesi: otaġ
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: odaġ
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: otak ~ otaġ
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: odaġ ~ oda
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: oda
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: otaġ ~ otak
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: oda
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: oda