mevzuat
Devletin veya belirli bir alanın yürürlükteki kanun ve düzenleyici metinlerinin bütünü; ilgili: → kanun (I).
Mevzuat, Arapça mevżūʿ ‘konu’ sözünün -āt ekli çokluğu mevżūʿāt'tan alınmıştır; Karaağaç ve Kestelli sözcüğü mevzu'nun çokluğu olarak verir, Kâmûs-ı Türkî Arapça çokluk ad olarak kaydeder, Özön ise mevzua'nın çokluğu sayar. Kâmûs-ı Türkî'de anlam ‘üzerinde söz edilen maddeler, esaslar’ idi: mevzûâtü'l-ulûm ‘bilimlerin konuları’. Özön buna ‘yürürlükteki hükümler’ anlamını Namık Kemal'den bir örnekle ekler; Türkiye Türkçesinde sözcük bir ülkedeki yasa, tüzük ve yönetmeliklerin bütününü adlandırır. Karaağaç ticaret malının konulduğu sandık, çuval, teneke gibi kapları da mevzuat diye kaydeder.
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mevzûât
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: mevzuat