hafif
Kaldırıldığında veya taşındığında benzerlerine göre küçük yük oluşturan; ilgili: → ağırlık.
Hafif, Arapça ḫafīf ‘yeğni, ağır olmayan’ sıfatından Türkçeye geçmiştir; Tietze, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç bu kökende birleşir. Kâmûs-ı Türkî sözcüğü Arapça hiffet ‘hafiflik’ adına bağlar ve dişil biçimi hafife'yi de anar. Tarihsel Derlem'deki en eski tanıklar Anadolu'dandır: XIV. yüzyılda Kâbûs-nâme Tercümesi ağır ezgiden sonra çalınan hafif ezgiyi, XIV.–XV. yüzyıldan Müntahab-ı Şifâ hafif yemekleri anar. XVI. yüzyılda Bâkî'de terazinin hafif gelen kefesi, XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde ‘aklı hafif olmak’ gibi mecaz bir kullanım görülür. Türkiye Türkçesinde ağırlıkla ilgili ilk anlamın yanında kolaylık, önemsizlik, hoppalık ve etkisi az olma anlamları vardır; hafife almak, hafif tertip gibi deyimler de kullanılır.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḫafīf
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: ḫafīf
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ḫafīf
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ḫafīf
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hafif