hep
Sözü edilen grubun hiçbir üyesini dışarıda bırakmadan; ilgili: → bütün.
Hep'in kökeni incelenen kaynaklarda tartışmalıdır. Tietze, Räsänen'e atıfla sözü Farsça ham ‘birlikte, hep beraber’ sözüne bağlar; Gülensoy ise Karahanlı kop ~ köp biçimlerinden getirir ve hep'in öteki Türk dillerinde bulunmadığını not eder. Karaağaç iki görüşü birleştirerek Türkçe köp'ün Farsçaya geçip oradan hep olarak döndüğünü öne sürer. Söz ilk kez XIII. yüzyılda Yusuf u Züleyhâ'da ‘tamamen, bütünüyle’ anlamıyla görülür; XV. yüzyılda Ferec ba'de'ş-Şidde'de heb ~ hep yazımlarıyla ve Dede Korkut Kitabı'nda geçer, ‘hepsi, bütün’ ve ‘daima’ anlamları o dönemden beri birlikte yaşar.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hep
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hep
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: heb ~ hep
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hep
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: hep
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: hep
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hep