lazım
→ gerek
Lazım, Arapça lāzim ‘gerekli, ayrılmaz’ sıfatının alıntısıdır; Kâmûs-ı Türkî bunu lüzûm ‘gereklilik’ ile aynı kökten gelen bir etken ortaç (ism-i fâil) olarak açıklar. Tietze, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç da aynı kökeni verir. Tietze'nin tanıkları arasında XVI. yüzyıl sonunda Âlî'de geçen lāzım getür- ‘gerektirmek’ bulunur. Tarihsel Derlem'de söz XIII.–XIV. yüzyılda Yûnus Emre'de, XIV. yüzyılda Kıpçak sahasında Gülistan Tercümesi'nde ve Anadolu'da Kâbûs-nâme Tercümesi'nde ‘gerekli’ anlamıyla görülür; XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi'de de geçer. Osmanlı dil bilgisinde lâzım fiil, nesne almayan fiilin adıydı; sözcüğün Türkiye Türkçesindeki ‘geçişsiz’ anlamı buradan gelir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: lāzım
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: lāzım
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: lāzım
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: lāzım
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: lāzım
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: lāzım
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: lāzım
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: lazım