eklemek
Bir şeyi ekle tamamlamak; beslemek, koymak, ulamak, ilave etmek
Eklemek, ek adına addan fiil yapan -le- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Tietze ve Gülensoy sözü ek+le- diye çözümler. Räsänen Osmanlıcada ek sözünün ‘bağ, bağlantı, ek yeri’, Türkmencede ‘ek, yama’ anlamını verir ve Çuvaşça xak ‘kama, giysiye eklenen parça’ ile karşılaştırır. Fiilin en eski tanığı XIII. yüzyılda Şeyyad Hamza'nın Yusuf u Züleyhâ'sındadır; XIV. yüzyılda Harezm Türkçesinde Muînü'l-Mürîd'de ve Süheyl ü Nev-bahâr'da görülür. Eski Anadolu tanıklarında kırık gönlü onarmak mecazıyla geçer; Kâmûs-ı Türkî parça katarak uzatma anlamını verir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: eklemek
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: eklemek
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: eklemek
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: eklemek
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: eklemek
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: eklemek