hemen
Beklemeye veya başka bir işe zaman ayırmadan; ilgili: → çabucak.
Hemen, Farsça hamān sözünden alınmıştır; Tietze'ye göre bu söz Farsça ham ‘dahi, de’ ile ān ‘şu, o’ ögelerinin birleşmesidir ve ‘ta kendisi, aynı’ demektir. Stachowski Farsça anlamları ‘o zaman; tam öyle; her zaman’ diye verir. Tarihsel Derlem'de söz XIV. yüzyılda Harezm Türkçesinde hemān yazımıyla ‘aynı’ anlamında görülür; 1451 yılına ait Ferec ba'de'ş-Şidde'de ‘aynı’ ve ‘sadece’ anlamları vardır. ‘O anda, derhal’ anlamı bunlardan gelişmiştir ve XIV.–XV. yüzyıla tarihlenen Müntahab-ı Şifâ'da tanıklanır. Tietze'ye göre XX. yüzyıl başında yazımda hemān denirken söyleyiş büyük olasılıkla zaten hemen'di.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hemen
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: hemān
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: hemān
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hemān
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hemān
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: hemān
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hemān ~ hemen
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hemen