mağdur
Başkasının eylemi, bir kaza veya olumsuz bir olay yüzünden zarar görmüş, hakkı ya da güvenliği etkilenmiş kişi. Hukuki bağlamda olaydan etkilenen tarafı belirtir; kişinin kusuru hakkında kendi başına bir hüküm içermez; kıygın.
Mağdur, Arapça ġadr ‘hıyanet; haksızlık, zulüm’ kökünden türemiş maġdūr ‘haksızlığa uğramış’ sıfatından alınmıştır (Kâmûs-ı Türkî, Özön); Tietze sözü doğrudan Arapça maġdūr'a bağlar. Osmanlı Türkçesindeki ilk tanıklar XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'ndedir; Evliyâ sözü çok zarar görmüş bir şehir ve haksızlığa uğramış kişiler için kullanır. XIX. yüzyılda Vartan Paşa'nın metninde ‘zor durumda’ anlamıyla geçer; Kâmûs-ı Türkî ‘haksızlığa uğramış’ ve ‘zarara uğramış, muhtaç’ anlamlarını verir. Halk ağzında madur biçimi de kullanılır (Tietze).
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: mağdûr
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mağdûr
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: mağdur ~ madur