anlatmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 20 Ekim 2026, 19:22 (Türkiye saati)

sözcük
1255
kaynak
41
tarihsel tanık
184.584
en eski kayıt
8. yy.

anlatmak

Düşünceyi, bilgiyi veya yaşanmış olayı başkasının kavrayacağı biçimde iletmek; ilgili: → aktarmak.

Anlatmak, anla- ‘anlamak’ fiiline -t- ekinin getirilmesiyle kurulmuş görünür; ek fiile ettirgenlik katar, sözün asıl anlamı da ‘birinin anlamasını sağlamak’tır (Bitigçi açıklaması; incelenen kaynaklardan hiçbiri bu türetmeyi açıkça ele almaz). Tabanın kökeni ise iyi bilinir: Tietze ve Gülensoy anla-'yı Eski Türkçe aŋla- fiiline, bunu da ‘anlayış, düşünce, idrak’ anlamlı aŋ adına -la- ekinin getirilmesine bağlar. Fiil XIII. yüzyılda Şeyyad Hamza'nın Yûsuf u Züleyhâ'sında geçer (_Başa geçmiş işleri bu anlatır_), XIV. yüzyılda Kıpçak, XV. yüzyılda Çağatay metinlerinde de görülür; 1687'de Meninski onu Latince ‘birinin anlamasını sağlamak’ karşılığı olarak kaydeder.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: añlat- ~ añlad-
  2. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: aŋlat-
  3. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: aŋlat-
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: añlatmak ~ anlatmak
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: anlatmak
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: anlatmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).