zor
Sıkıntı veya güçlükle yapılan; güç (II), yaş (II), müşkül, kolay karşıtı
Zor, Farsça zūr ~ zōr ‘güç, kuvvet, zorlama’ sözünden alınmıştır. Räsänen sözü Çağatayca ve Osmanlıca zor ‘şiddet, ağır, büyük’ ve Tatarca zur biçimleriyle birlikte Farsçaya bağlar. Evliyâ Çelebi'de hem zor ile ‘zorla’ hem zor atlar ‘güçlü atlar’ kullanımları görülür. Kâmûs-ı Türkî sözü ad olarak ‘zahmet, güçlük, zorunluluk, kuvvet’, sıfat ve zarf olarak ‘güç, zahmetli; güçlükle’ anlamlarıyla kaydeder. Anadolu'da söz ‘ağrı, sıkıntı’ yönünde de gelişmiştir: Eski Anadolu Türkçesinde ‘karın ağrısı, buruntu’, ağızlarda ‘keder, ıstırap’ anlamı tanıklanır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zor
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zôr
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: zor
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: zor
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: zor
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: zor
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: zor
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: zor