alabilmek
Edinme, kabul etme veya kavrama gibi bir eylem için gerekli koşullar elvermek; ilgili: → olanak.
Alabilmek, al- ‘almak’ fiiline -a ünlüsü ve yardımcı fiil bil- ‘bilmek’ getirilerek kurulmuş bir yeterlik fiilidir. Veled Çelebi sözcüğü böyle çözümler ve bilmek'in burada bilgi değil güç bildirdiğini, ‘almayı bilmek’ten ‘almaya gücü yetmek’ anlamına geçildiğini belirtir; çağdaş etimoloji kaynakları biçime ayrı madde ayırmaz. Yapı XIV. yüzyılda Harezm, Eski Anadolu ve Kıpçak metinlerinde ala bil- ve alu bil- ~ alı bil- biçimleriyle görülür; Osmanlı Türkçesinde Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde bugünkü gibi alabil- biçimiyle geçer.
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: alabil- ~ alubil-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: alıbil-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: alabil-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: alabil-
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: alabil-