düşük
Gebeliğin, embriyo veya fetüsün rahim dışında yaşayabilecek gelişim düzeyine ulaşmasından önce sona ermesi olayı ya da bunun sonucunda vücuttan ayrılan gebelik ürünü; düşüt.
Düşük, tüş- ~ düş- ‘düşmek’ fiilinden türemiş yerli bir sözdür. Clauson eski tüşük'ün çağdaş Türk dillerinin çoğunda yaşadığını ve bu dillerde çoğu olumsuz geniş bir anlam alanına yayıldığını belirtir: düşmüş, tatsız olay, çocuk düşürme, kumarda kayıp. Kaşgarlı Mahmud tüşük kişi'yi işten güçten kalmış haylaz diye açıklar; Kutadgu Bilig'de köŋli tüşük ‘gönlü çökmüş’ geçer. Osmanlıcada ‘çocuk düşürme’ anlamı Clauson'a göre XVI. yüzyıldan beri izlenir; Meninski 1687'de sözü ‘vaktinden önce doğmuş’ anlamıyla kaydeder. Tietze sıfat olan düşük ile ad olan düşük'ü ayrı maddelerde çözümler. ‘Kusurlu’ anlamı XIX. yüzyıl sonunda, ‘az, olağan düzeyin altında’ anlamı XX. yüzyılda tanıklanır.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: tüşük
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: düşük
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: düşük
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: düşük
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: düşük