öğrenme
Bilgi, beceri veya davranışın deneyim ve çalışmayla edinilip gerektiğinde kullanılabilir hâle gelmesi; istihbar.
Öğrenme, öğrenmek fiilinin -me ekiyle kurulmuş adıdır; Gülensoy sözü öğren- fiilinin türevleri arasında sayar, Kâmûs-ı Türkî de doğrudan bu fiile gönderir. Taban fiil Uygurcada ve Divanü Lugati't-Türk'te ögren- biçimiyle geçer; eski anlamı ‘alışmak’tır. Gülensoy'un M. Erdal ve T. Tekin'e dayanarak benimsediği açıklamaya göre fiil, ögür ‘sürü’ adından -e- ve -n- ekleriyle türemiştir; asıl anlamı ‘alışmak, ehlileşmek’, eşi ögret-'inki ‘alıştırmak, ehlileştirmek’tir. Sözü ög ‘akıl’ ya da ‘göğüs’ sözüne bağlayan açıklamalar zayıf kalır. Öğrenme'nin incelenen kaynaklardaki en eski kaydı Kâmûs-ı Türkî'dedir.
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: öğrenme
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: öğrenme