deve — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 00:12 (Türkiye saati)

sözcük
378
kaynak
39
tarihsel tanık
98.133
en eski kayıt
8. yy.

deve

Kurak bölgelerde yol almak ve yük götürmek amacıyla yetiştirilen iri otçul. Geniş tabanlı ayakları kumda ilerlemesini kolaylaştırır; sırtında bir veya iki yağ deposu çıkıntısı vardır. Yuttuğu otu yeniden ağzına getirip çiğner.

Deve, Eski Türkçeden beri tebe ~ teve biçimleriyle tanıklanan ortak Türkçe bir hayvan adıdır. Kaşgarlı Mahmud Türklerin tevey, Oğuzların deve dediğini kaydeder; Türkiye Türkçesi bu Oğuz söyleyişini sürdürür. Söz Moğolca temegen ile ilişkilidir, ama ilişkinin yönü tartışmalıdır: Clauson ve Eren'in aktardığı Şçerbak sözün Türkçeden Moğolcaya geçtiğini savunur, Tietze'nin aktarımına göre Doerfer 1992'de tersini önerir, Ligeti iki sözü bağlantılı ama özdeş olmayan biçimler sayar. Tarihsel Derlem'deki en eski tanığı VIII. yüzyıl Tonyukuk Yazıtı'ndadır.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): tebi
  2. 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: tebe ~ teve
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: tevey ~ tewe ~ deve
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: tewe ~ dewe
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: deve
  6. 14. yy. · Harezm Türkçesi: tewe ~ teve
  7. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: töve ~ teve
  8. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: deve
  9. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: deve
  10. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: deve
  11. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: deve
  12. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: deve

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).