al (I)
→ kırmızı
Al, 'parlak kırmızı' anlamında eski bir renk adıdır; Gülensoy Divanü Lugati't-Türk'e dayanan *āl'e, Stachowski Ortak Türkçe *āl'e bağlar, Clauson sözü VIII. yüzyıl ve sonrasına tarihlediği Uygurca metinlerden tanıklar. Kaşgarlı Mahmud al'ı hanların sancağı yapılan turuncu bir kumaşın ve turuncu rengin adı olarak verir; Kıpçakçada ve Anadolu'da söz kızıla çalan at donunu da anlatır. Daha eski kökeni tartışmalıdır: Tietze'nin aktardığına göre bir görüş sözü bir İran dilinden getirir (Stachowski de bunu soru işaretiyle anar), Doerfer ise Farsçadaki sözü Türkçeden alıntı sayar. Osmanlıcada Farsça sanılıp âl diye okunmuştur. 'Hile' anlamlı al ayrı bir sözdür.
- 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: al
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: a:l ~ al
- 12. yy. · Karahanlı Türkçesi: al
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: al
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: al
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: al
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: al
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: al
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: al
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: al ~ âl
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: al ~ āl
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: al
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: al