adam — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 13 Ekim 2026, 16:29 (Türkiye saati)

sözcük
234
kaynak
35
tarihsel tanık
63.885
en eski kayıt
8. yy.

adam

Kadın ya da erkek ayrımı gözetilmeksizin ele alınan herhangi bir insan bireyi; özellikle kişi başına düşen payın hesaplandığı sayımlarda, can kaybından söz edilirken ve konuşanın kendisini de içine alan genel yargılarda anılan kişi, "insan".

Adam, Arapçada ilk insanın adı olan ādam (Âdem) sözünden gelir. Stachowski Arapça sözün hem ilk insanın adı hem ‘erkek’ anlamı taşıdığını belirtir; Tietze sözü Âdem adına bağlar ve Türkçede kişi adlarının geçirdiği anlam gelişmesine gönderir. Şemseddin Sâmî sözün âdemî ya da benî Âdem'den kısalmış olabileceğini de düşünmüştür. Uygurca ve Harezm Türkçesi metinlerinde söz çoğunlukla ilk insanın adı olarak geçer. ‘İnsan, kişi’ anlamlı adam ilk kez XIII. yüzyılda Şeyyad Hamza'nın Yusuf u Züleyhâ'sında görülür; ‘hizmetçi’, ‘birinin adamı’, ‘koca’ gibi anlamlar sonraki yüzyıllarda kayda geçer.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: adam
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: adam
  3. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: adam
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: adam
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: adam
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: adam

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).