kereviz
Kalın sapı ve etli alt bölümü çorba, salata ve sıcak yemekte değerlendirilen keskin aromalı otsu tür. Serin mevsimde gelişir; parçaları doğranıp pişirilebilir veya taze tüketilebilir, kokusunu belirleyen bileşenler tadına da yansır.
Kereviz, Arapça ve Farsçada ortak olan karafs sözünden gelir. Tietze sözün Türkçeye Farsçadan mı Arapçadan mı geçtiğini açık bırakır; Räsänen Arapçayı, Karaağaç Farsça kerefs biçimini kaynak gösterir. Tarihsel Derlem'de söz önce hekimlik metinlerinde kitabî kerefs biçimiyle görünür: ilk tanık, telif tarihi yaklaşık olan Müntahab-ı Şifâ'dadır. XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi İstanbul sebzecilerinin sattığı otu kerefis diye anar; aynı eserde kereviz yazımı da görülür ve bu biçim Türkiye Türkçesinde ölçünlü olur.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kerefs
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kerefs
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kerefis ~ kerefiz
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kereviz
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kereviz
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kereviz