incir
Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica)
İncir, Farsça encīr (anjīr) ‘incir’ sözünün alıntısıdır; Tietze, Eren, Stachowski, Räsänen ve Karaağaç bu kökende birleşir. Türkçedeki en eski tanıkları XIV. yüzyıldandır: Harezm Türkçesiyle yazılmış Kısasü'l-Enbiyâ'da Âdem ile Havva'ya yaprak veren incir ağacı anlatılır, aynı yüzyılda Codex Cumanicus sözü Kumanca listesine alır. Eski Anadolu ve Osmanlı metinlerinde uzun süre Farsçadaki gibi encīr yazılırken Evliyâ Çelebi'de incir biçimi yerleşmiştir. Söz Azerbaycan Türkçesinden Kırgızcaya kadar pek çok Türk dilinde yaşar; incir çekirdeği doldurmamak deyimi de XIX. yüzyıl sonundan beri tanıklanır.
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: incir
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: incir
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: encīr
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: encīr
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: incir ~ encīr
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: incir
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: incir
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: incir