arı (I) — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 23:36 (Türkiye saati)

sözcük
592
kaynak
39
tarihsel tanık
111.924
en eski kayıt
8. yy.

arı (I)

Yabancı şeylerden arınmış

Arı (I), 'temiz, katışıksız' anlamında Türkçe bir sıfattır. Clauson, Stachowski, Gülensoy ve ÈSTJa onu 'temiz olmak' anlamlı arı- fiilinden -(ı)g ekiyle kurulmuş arıg'a bağlar; Tietze de Eski Osmanlıca aru ~ arı'yı Eski Türkçe arıg'dan getirir. En eski tanığı VIII. yüzyıl Tonyukuk Yazıtı'ndaki 'arıg ubutı yeg' sözüdür. Uygurca ve Karahanlı metinlerinde arıġ, Kıpçakça Codex Cumanicus'ta 'kutsal' anlamına da kayan arı (arı tın 'Kutsal Ruh'), Yûnus Emre'den beri Anadolu'da arı dirlik 'temiz yaşayış' gibi kullanımlarla yaşar. 'Bal yapan böcek' anlamındaki arı (II) ayrı bir sözdür.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): arıg
  2. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: arıġ
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: arıġ ~ arrıġ
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: aru
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: arı
  6. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: arı
  7. 14. yy. · Harezm Türkçesi: arığ ~ arı
  8. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: arı ~ aru
  9. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: aru
  10. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı
  11. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı ~ aru
  12. 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı
  13. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: arı

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).