arı (I)
Yabancı şeylerden arınmış
Arı (I), 'temiz, katışıksız' anlamında Türkçe bir sıfattır. Clauson, Stachowski, Gülensoy ve ÈSTJa onu 'temiz olmak' anlamlı arı- fiilinden -(ı)g ekiyle kurulmuş arıg'a bağlar; Tietze de Eski Osmanlıca aru ~ arı'yı Eski Türkçe arıg'dan getirir. En eski tanığı VIII. yüzyıl Tonyukuk Yazıtı'ndaki 'arıg ubutı yeg' sözüdür. Uygurca ve Karahanlı metinlerinde arıġ, Kıpçakça Codex Cumanicus'ta 'kutsal' anlamına da kayan arı (arı tın 'Kutsal Ruh'), Yûnus Emre'den beri Anadolu'da arı dirlik 'temiz yaşayış' gibi kullanımlarla yaşar. 'Bal yapan böcek' anlamındaki arı (II) ayrı bir sözdür.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): arıg
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: arıġ
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: arıġ ~ arrıġ
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: aru
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: arı
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: arı
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: arığ ~ arı
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: arı ~ aru
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: aru
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı ~ aru
- 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: arı
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: arı