alma — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 23:24 (Türkiye saati)

sözcük
1148
kaynak
41
tarihsel tanık
157.053
en eski kayıt
8. yy.

alma

Eldeki veya kullanılan bir araçtaki tutuşla bir nesneyi bulunduğu noktadan ayırma, kavranan şeyin üzerindeki denetimi ele geçirip onu kaldırma veya kendine yaklaştırma yoluyla önceki konumunu değiştiren fiziksel hareket; ilgili: → almak.

Alma, al- ‘almak’ fiiline fiilden ad yapan -ma ekinin getirilmesiyle kurulmuş, ‘almak işi’ anlamındaki bir addır (Bitigçi açıklaması). Tabandaki al- Türk dillerinin en temel fiillerinden biridir; Kaşgarlı Mahmud XI. yüzyılda onu _ol alımın aldı_ ‘o, alacağını aldı’, _Beg el aldı_ ‘bey vilâyet aldı’ gibi örneklerle kaydeder. Ad olarak alma XIV. yüzyılda Codex Cumanicus'ta, aytma ‘söyleme’ ile yan yana sayılan bir dinî ödevin adında görülür; Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde _bir alma ve bir verme_ ‘alışveriş’ öbeği sık geçer. Aynı yazılışlı eski alma ‘elma’ ile al- fiilinin olumsuz buyruğu alma! bu sözcükle karıştırılmamalıdır.

  1. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: alma
  2. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: alma
  3. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: alma
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: alma
  5. 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: alma
  6. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: alma
  7. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: alma

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).