uygun
Yakışır, yaraşır; mutabık, muvafık, reva, salih
Uygun, uy- ‘uymak’ fiiline -gun ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir sıfattır; Tietze bu çözümlemeyi Redhouse'a dayanarak verir, Kâmûs-ı Türkî sözü uymak'tan türetir, Gülensoy da eki baygın, dargın, kırgın gibi sözlerdeki -gın ile bir tutar. Räsänen Osmanlıca uy- ‘izlemek, benzemek, uygun olmak’ fiilini ve uyġun sıfatını Uygurca ud- ‘izlemek, ardından gitmek’ ile aynı maddede toplar. Söz XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde geçer; Hindoğlu 1831'de Fransızca *convenable* karşılığı olarak verir, Tietze'nin en eski tanığı ise Vartan Paşa'nın 1851 tarihli eseridir. Kâmûs-ı Türkî'de ‘ucuz, ehven’ anlamı da yer alır.
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: uyğun
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: uyğun ~ uygun
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: uygun