çalışmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 19 Ekim 2026, 15:14 (Türkiye saati)

sözcük
1218
kaynak
41
tarihsel tanık
173.410
en eski kayıt
8. yy.

çalışmak

Amaçlanan ürün veya sonuca ulaşabilmek için bedensel yahut zihinsel güç kullanmak; ilgili: → emek.

Çalışmak, Eski Türkçe çal- 'vurmak, savurarak vurmak' fiilinin işteşlik ekiyle kurulmuş çalış- biçiminin devamıdır; ilk anlamı 'birbirine vurmak, güreşmek, dövüşmek'ti. Kaşgarlı Mahmud _ol meniŋ birle çalışdı_ 'o benimle güreşti' örneğini verir; Kıpçak ve Eski Anadolu metinlerinde fiil 'savaşmak, vuruşmak' anlamındadır. Çekişme ve uğraşma fikrinden doğan 'çabalamak, emek harcamak' anlamı Yunus Emre'den başlayarak Eski Anadolu Türkçesinde de görülür, Çağatayca ve Osmanlıcada öne çıkar; 'savaşmak' anlamı ise XVI. yüzyıldan sonra silinmiştir. Türkiye Türkçesinde makineler için 'işlemek' anlamı da kazanmıştır.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: çalış-, çalış
  2. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: çalış-
  3. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: çalış-
  4. 14. yy. · Eski Uygur Türkçesi: çalış-
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: çalış-
  6. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: çalış-, çalış
  7. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: çalış-
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: çalışmak
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: çalışmak
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: çalışmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).