doğru
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı
Doğru, Eski Türkçe toğur- ‘yukarı kaldırmak, yükseltmek’ fiilinin -u zarf-fiil ekli biçimi toğuru'dan gelir; Clauson'a göre ilk anlamı somut olarak ‘düz’, mecazen ‘dürüst, gerçek’tir. Söz erken dönemde toğru'ya kısalmış, Oğuz kolunda ön sesi d- olmuştur. Stachowski'ye göre toğur-, Kaşgarlı'da ‘yükselmek’ anlamıyla geçen tog- fiilinin ettirgen biçimidir. En eski tanığı VIII. yüzyıla ait Şine Usu Yazıtı'ndaki toğuru'dur. Uygurca satış belgelerindeki _toğuru tumlıtu satdım_ ‘kesin olarak, geri alınmamak üzere sattım’ kalıbı, sözün eski hukuk dilindeki yerini gösterir.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): toğuru
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: toğuru ~ toğru
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: toğru
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: toğru ~ doğru
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: toğru
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: toğrı ~ toğru
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: toğru ~ doğru
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: doğru ~ ṭoġru
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: doğru
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: doğru
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: doğru