şu — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 10:21 (Türkiye saati)

sözcük
306
kaynak
37
tarihsel tanık
86.451
en eski kayıt
8. yy.

şu

Bu kelimesine göre yerde, zamanda veya söz zincirinde biraz uzak olanı anlatan söz

Şu, bu ile o arasında bir uzaklık bildiren yerli bir gösterme sözüdür. Gülensoy onu ‘işte o’ anlamındaki *uş ol öbeğine götürür (uşol > şol > şu) ve Kazakça sol, Kırgızca uşul, Başkurtça oşo gibi karşılıkları sıralar. Tietze şu'yu zamir ve sıfat olarak iki maddede işler ve ilk tanıklarını Ferec'ten (1451) verir; burada şol gördüğün, şunı gibi biçimler geçer. Şemseddin Sâmî ise şol'u, o'dan ol kurulması gibi şu'ya l eklenerek yapılmış sayar. Çekim eki alırken araya n girmesi (şunu, şuna, şunda) bu ve o ile ortaktır.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: şol
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: şu
  3. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: şu ~ şol
  4. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: şu
  5. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: şu
  6. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: şu
  7. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: şu

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).