yaş (I)
Doğuştan beri geçen ve yıl birimi ile ölçülen zaman; sin (II)
Yaş ‘doğuştan beri geçen yıl’, Ana Türkçe *yāş sözüne dayanır. Stachowski'ye göre sözün temel anlamı ‘nemli, ıslak’ idi; ‘taze’ anlamı üzerinden önce ‘genç’, sonra ‘yaşanan yıl’ anlamı gelişti. Bu anlam 8. yüzyılda Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında sayılarla birlikte görülür: _yiti yaşda ḳaltı_ ‘yedi yaşında kaldı’. Kaşgarlı Mahmud aynı yazılışı ‘taze, sebze’, ‘gözyaşı’ ve ‘ömür’ için kaydeder. Clauson bu anlamın ayrı bir söz olabileceğini düşünür; Gülensoy iki yaş'ı ayrı maddelerde işler, EDA Altay kuramı çerçevesinde her anlam için ayrı kök kurar.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): yaş
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: yaş
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yaş
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: yaş
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yaş
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaş
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaş
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yaş