temel — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 10:21 (Türkiye saati)

sözcük
306
kaynak
37
tarihsel tanık
86.451
en eski kayıt
8. yy.

temel

Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü

Temel, Yunanca (Rumca) themélion ‘temel’ sözünden alınmıştır; Tietze, Eren, Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Söz Eski Anadolu Türkçesinde temel bırakmak ‘temel atmak’ kalıbıyla görünür; Osmanlıcada yapı temelinin yanında ‘bir işin aslı, esası’ ve ‘kalıcılık’ anlamlarını kazanır. Eren'e göre Eski Türkçede aynı kavram ul sözüyle karşılanıyordu. Türkçedeki temel sonradan Bulgarcaya ve öteki Balkan dillerine de geçmiştir.

  1. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: temel
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: temel
  3. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: temel
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: temel
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: temel

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).