durum — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 00:12 (Türkiye saati)

sözcük
378
kaynak
39
tarihsel tanık
98.320
en eski kayıt
8. yy.

durum

İnsanın, nesnenin veya işin belirli andaki görünümünü oluşturan koşulların bütünü; çevre, eldeki imkânlar ve yaşanan değişmeler birlikte düşünülünce neyle karşı karşıya olunduğu anlaşılır; yer, vaziyet (I), hâl, hâlet, keyfiyet, mevki, manzara, pozisyon.

Durum, tur- ‘durmak, dikilmek’ fiilinden -(u)m ekiyle türemiş yerli bir addır; Clauson kelime anlamını ‘tek bir dikilme, durma eylemi’ diye verir. Karahanlı Türkçesinde turum ayakta dik duran bir adamın boyunu anlatırdı: Kaşgarlı Mahmud boy vermeyen suyu _bir er turumı suw_ diye anlatır. Uygurca metinlerdeki turum ara kalıbını Clauson ‘bütünüyle’ ya da ‘hemen’ diye anlamlandırır. Yûnus Emre'de _Ne turum var ne turagum_ mısraında geçer. Türkiye Türkçesinde ‘hâl, vaziyet’, ‘duruş, tavır’ ve ‘toplumsal konum’ anlamlarıyla yaşar; Gülensoy sözün yeni bir türetme olmadığını belirtir.

  1. 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: turum
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: turum
  3. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: turum
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: durum

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).