görülmek
Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
Görülmek, Eski Türkçe kör- ‘görmek’ fiiline edilgenlik eki -(ü)l-'nin getirilmesiyle kurulmuştur; Clauson körül-'ü doğrudan kör-'ün edilgeni sayar, Tietze de gör-'ün edilgeni diye açıklar. Fiil Uygurca metinlerde körül- ‘görülmek, sanılmak’ anlamıyla, Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lugati't-Türk'ünde körüldi ‘görüldü’ biçimiyle geçer. Anadolu'da XV. yüzyılda göril- söyleyişi tanıklanır; Clauson güneybatı kolunda, Osmanlıca ve Türkmencede görül- biçimini kaydeder. Meninski 1687'de fiili ‘yapılıp bitmek’, ‘bakılmak’ ve ‘görünmek’ karşılıklarında verir; Kâmûs-ı Türkî ‘gözle fark edilmek’ yanında ‘bir işin yapılması’ anlamını da kaydeder.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: körül-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: körül-
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: göril-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: görülmek
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: görülmek
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: görülmek