bilgi — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 03:58 (Türkiye saati)

sözcük
288
kaynak
37
tarihsel tanık
83.095
en eski kayıt
8. yy.

bilgi

İnsanların doğayı, toplumu ve kendilerini anlamak için kuşaklar boyunca oluşturup sınadığı birikim; tek tek bulguların ötesine geçerek kavramları, açıklamaları ve bunlar arasındaki ilişkileri kapsar; bili, malumat.

Bilgi, ‘bilmek’ anlamındaki bil- fiilinden türemiş yerli bir addır; ilk kez XI. yüzyılda Kutadgu Bilig'de görülür. Aynı fiilden başka bir ekle kurulan bilig ise Orhon Yazıtları'ndan başlayarak Uygur, Karahanlı ve Harezm metinlerinde ‘bilgi, bilgelik, akıl’ karşılığı olarak çok daha sık kullanılmıştır. Eski Anadolu Türkçesinde ‘bilgi’ kavramını çoğunlukla bilü ~ bili karşılar, bilgi ~ bilgü ise ‘bilici, kâhin’ anlamıyla kayıtlıdır. ‘Malumat, ilim’ anlamlı bilgi 1687'de Meninski'nin Latince dizininde, XIX. yüzyıl sonunda Kâmûs-ı Türkî'de yer alır. bil- + -gi çözümlemesi incelenen kaynaklarda açıkça verilmez.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: bilgi
  2. 13. yy. · Eski Uygur Türkçesi: bilgi
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bilgi ~ bilgü
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bilgü ~ bilgi
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bilgi ~ bilgü
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bilgi

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).