alınmak
Nesne, kişi veya hak, bulunduğu kaynaktan ayrılarak başka birinin denetimine, kullanımına yahut bulunduğu ortama geçirilmek; ilgili: → edinilmek.
Alınmak, al- ‘almak’ fiiline dönüşlülük ve edilgenlik bildiren -(ı)n- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur. Clauson'a göre ilk anlamı ‘kendisi için almak’tır: fiil Yenisey yazıtlarında, Uygur Budist metinlerinde ve Kaşgarlı Mahmud'da bu anlamla geçer. Sonraki yüzyıllarda edilgen ‘alınmak, tutulmak’ anlamı ağır basar. Eski Anadolu Türkçesinde ‘birine tutulmak, kapılmak’, XVI. yüzyıl sonundan başlayarak da ‘kızmak, üzülmek’ ve bir sözü kendi üstüne alıp gücenmek anlamları görülür; Tietze bu son anlamları fiilin dönüşlü kullanımına bağlar.
- 9. yy. · Eski Türkçe (Orhon): alınmış
- 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: alınıp
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: alındı; alın
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: alın-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: alın-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: alın-
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: alınmış
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: alınub
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: alunmak ~ alınmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: alınmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: alınmak