cesaret — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 16:14 (Türkiye saati)

sözcük
1124
kaynak
40
tarihsel tanık
132.234
en eski kayıt
8. yy.

cesaret

Korku veya belirsizlik duyulsa da önemli görülen bir işi yapmak için harekete geçebilme gücü. Tehlikeyi yok saymak anlamına gelmez, kişinin karşılaşabileceği sonucu düşünerek yine de adım atmasında görünür hâle gelir; cüret.

Cesaret, Arapçada ‘yüreklilik, gözü peklik’ anlamındaki casāra(t) sözcüğünden alınmıştır (Tietze, Stachowski). Osmanlı Türkçesinde ‘yiğitlik, cüret’ karşılığıyla ve özellikle cesaret etmek birleşik fiiliyle kullanılmıştır: Evliyâ Çelebi bir kuşatmada hendek çok derin olduğu için gazilerin kalenin dibine varmaya cesâret edemediğini yazar. Kâmûs-ı Türkî sözü yiğitlik, cesurluk ve cüret ile açıklar; Tietze'nin 1940 tarihli tanıkları cesarete gelmek ve cesaret etmek kullanımlarını gösterir.

  1. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: cesâret
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: cesâret
  3. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: cesâret
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: cesaret

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).