sayılmak
Tek tek ayrılan ögelerin hangi sayıya ulaştığının bulunması. Oy pusulaları, kutudaki parçalar veya sınıftaki kişiler buna konu olabilir; atlanan ya da iki kez görülen öge varsa sonuç yeniden kontrol edilir.
Sayılmak, saymak fiilinin kökü say-'a edilgenlik eki -(ı)l-'nin getirilmesiyle kurulmuş Türkçe bir fiildir; Tietze sözü doğrudan say-'dan türetir. Tarihsel Derlem'deki en eski tanığı Yûnus Emre Dîvânı'ndadır (YED 34/7); Âşık Paşa'nın 730/1330 tarihli Garib-nâme'sinde de geçer (GN 10551). Dede Korkut Kitabı'ndaki ‘sayılmakla Oğuz erenleri tükenmez’ kalıbı kalabalığın sayısızlığını anlatır. ‘Bir soydan, bir sınıftan kabul edilmek’ anlamı da bu ilk tanıktan beri görülür (Gülistan Tercümesi, Saltuk-nâme). Tietze 1501 tarihli bir Osmanlı kanunnamesinde koyun ve kuzuların sayılmasını buyuran tanığı verir; Kâmûs-ı Türkî hatırı sayılmak deyimini ve ‘geçerli olmak’ anlamını da kaydeder.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sayılmak
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sayılmak
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: sayılmak
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sayılmak
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sayılmak
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: sayılmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sayılmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sayılmak