mahalle — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 19:02 (Türkiye saati)

sözcük
1136
kaynak
41
tarihsel tanık
154.985
en eski kayıt
8. yy.

mahalle

Kent, kasaba veya köy içinde sınırları ve komşuluk ilişkileriyle belirlenen yerleşme bölümü; ilgili: → komşuluk.

Mahalle, Arapça maḥalla ‘şehir semti’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Tarihsel Derlem'de söz ilk kez Yûnus Emre Dîvânı'nda (_mahalle vü şâr_), XIV. yüzyılda da Harezm, Kıpçak ve Anadolu metinlerinde ‘semt’ anlamıyla görülür; Tietze'nin Ferec ba'de'ş-Şidde'den (1451) aktardığı tanıklarda hem mahalle hem mahalle imamı hem de Arapça çoğul maḥallāt geçer. Evliyâ Çelebi'nin şehir anlatımlarında şehirler mahalle ve mihrap sayısıyla tanıtılır. Kâmûs-ı Türkî mahalleyi çoğunlukla bir camisi ve imamı bulunan şehir parçası olarak tanımlar. Yer anlamlı mahal ise Arapça maḥall'den gelen ayrı bir sözdür.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mahalle
  2. 14. yy. · Harezm Türkçesi: mahalle
  3. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: mahalle
  4. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mahalle
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: maḥalle
  6. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: mahalle
  7. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mahalle
  8. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: mahalle

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).