açılış — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 21 Ekim 2026, 15:15 (Türkiye saati)

sözcük
1269
kaynak
41
tarihsel tanık
187.336
en eski kayıt
8. yy.

açılış

Kapının, kapağın, pencere kanadının ya da paraşütün aralanarak kapalı konumdan çıkması ve bu hareketin yönü, hızı, çıkardığı ses, kullanıcıya bıraktığı geçiş alanı gibi özelliklerle belirlenen gerçekleşme biçimi.

Açılış, açmak fiilinin aç- gövdesine edilgenlik ve dönüşlülük bildiren -ıl- ekinin, ardından iş ve oluş adı yapan -ış ekinin getirilmesiyle kurulmuş Türkçe bir sözdür; Gülensoy onu açılmak fiilinin Türkiye Türkçesindeki türevleri arasında sayar. Kök aç- VIII. yüzyıl Tonyukuk Yazıtı'ndan beri tanıklanır; açıl- 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-şidde'de geçer. Törenle hizmete girme ve başlangıç anlamları, Kâmûs-ı Türkî'nin açılmak fiiline verdiği ‘başlamak’ (meclis açıldı) anlamıyla bağlantılıdır (Bitigçi açıklaması).

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: açılış

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).