bilinmek — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 19:00 (Türkiye saati)

sözcük
1202
kaynak
41
tarihsel tanık
167.727
en eski kayıt
8. yy.

bilinmek

Bir adın, olayın veya yöntemin onu kullanacak kişilerce tanınması ve gerektiğinde hatırlanması. Kaynakları erişilebilir olan bilgi daha kolay yayılır; yalnız duyulmuş bir sözün içeriğinin gerçekten anlaşılması ayrıca denetlenir; anlaşılmak, öğrenilmek.

Bilinmek, bilmek fiiline -in- ekinin getirilmesiyle kurulmuş yerli bir fiildir; Clauson ve Gülensoy bil-in- çözümlemesinde birleşir. Ek eski dönemde dönüşlülük bildirdiğinden fiil önce ‘kendini, kendi işini bilmek’ demekti: Uygur Budist metinlerinde ‘günah işlediğini anlamak, suçunu kabul etmek’ anlamı en yaygınıdır; Kaşgarlı Mahmud da er yazukın bilindi ‘adam suçunu itiraf etti’ örneğini verir. Edilgen ‘bilinmek’ anlamı Karahanlı döneminde de görülür; Clauson'a göre fiil çağdaş Türk dillerinin hemen hepsinde çoğunlukla edilgen olarak yaşar.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): bilin-
  2. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: bilin-
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: bilin-
  4. 13. yy. · Karahanlı Türkçesi: bilin-
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bilinmek
  6. 14. yy. · Harezm Türkçesi: bilin-
  7. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: bilin-
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bilinmek
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bilinmek
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bilinmek

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).