açık — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 16 Ekim 2026, 21:59 (Türkiye saati)

sözcük
779
kaynak
40
tarihsel tanık
119.439
en eski kayıt
8. yy.

açık

Kanadı, sürgüsü, tıpası ya da perdesi çekilmiş, iki kenarı birbirinden ayrık tutulan; içerisiyle dışarısı arasında girip çıkmaya, bakmaya, hava ve ışık dolaşmasına engel oluşturmayan (pencere, kutu, şişe, göz, ağız).

Açık, aç- ‘açmak’ fiiline -uk/-ık ekinin getirilmesiyle kurulmuş yerli bir sıfattır; ek bu türetmede ‘açılmış olan’ anlamında edilgen bir sıfat kurar. Clauson'a göre sözün eski biçimi açuk'tur; Uygur Budist metinlerinden, Kaşgarlı Mahmud'dan ve Kutadgu Bilig'den başlayarak ‘açık’, ‘bulutsuz’, ‘belli’ ve ‘güler yüzlü’ anlamlarıyla geçer. Anadolu'da XIII. yüzyıldan başlayarak açuk ~ açuğ biçimiyle tanıklanır; açık biçimi XVI. yüzyıldan sonra yerleşir. ‘Deniz açığı’, ‘bütçe açığı’ gibi ad kullanımları ile açık renk, açık fikirli gibi mecazlar Osmanlı ve Türkiye Türkçesinde gelişmiştir.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: açuk
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: açuk
  3. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: açuk
  4. 14. yy. · Harezm Türkçesi: açuk
  5. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: açuk ~ açık
  6. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: açuk
  7. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: açık
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: açık
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: açık
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: açık

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).