gerçekleştirmek — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 16 Ekim 2026, 10:51 (Türkiye saati)

sözcük
602
kaynak
39
tarihsel tanık
113.147
en eski kayıt
8. yy.

gerçekleştirmek

Tasarlanan bir işi gerekli adımları atarak yaşanan veya görülebilen sonuca dönüştürmek. Hazırlık, kaynak ve birlikte çalışma gerekebilir, amaçlanan ile ortaya çıkan sonucun ne kadar örtüştüğü sonradan değerlendirilebilir; yapmak, ortaya koymak.

Gerçekleştirmek, gerçek sözünden -leş- ve ettirgen -tir- ekleriyle kurulmuş bir fiildir; Gülensoy gerçekleşmek, gerçekleştirmek ve gerçekleştirilmek'i gerçek'in Türkiye Türkçesindeki türevleri arasında sayar. Tabanın kökü tartışmalıdır: Gülensoy gerçek'i Eski Türkçe kirçek'e bağlar, Stachowski anlamı bilinmeyen bir *kér- köküne götürür, Tietze ise Eski Türkçe kertü ‘doğru, sadık’ ile karşılaştırıp aradaki bağın açık olmadığını belirtir. Gerçek XV. yüzyıl Anadolu metinlerinden tanıklanır; gerçekleştirmek'in ise incelenen kaynaklarda tarihli tanığı yoktur.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: gerçekleştirmek

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).