isim
→ ad (I)
İsim, Arapça ism ‘ad’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski ve Karaağaç bu kökende birleşir. Söz Türkçede önce ism biçimiyle görülür: en eski tanık Yûnus Emre Dîvânı'ndaki _Dost ismini tutagör_ mısraıdır; XIV. yüzyılda Süheyl ü Nev-bahâr'da ism-i zât, Harezm Türkçesinde Kısasü'l-Enbiyâ'da, Kıpçak Türkçesinde Gülistan Tercümesi'nde ism geçer. Tanrı'nın en yüce adını anlatan ism-i aʿẓam kalıbı Müntahab-ı Şifâ'da, Ferec'te (1451) ve Çağatay şiirinde yaygındır. Ünsüz öbeğine ünlü giren isim biçimi XIV.–XV. yüzyıldan beri görülür (ses değişimi Bitigçi açıklaması). Tietze ‘ad’ yanında ‘şan, şöhret’ ve dil bilgisindeki ‘ad’ anlamlarını verir; ismi var cismi yok deyimi XX. yüzyıl başından tanıklanır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ism
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ism ~ isim
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: ism
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: ism
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ism
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ism
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: isim ~ ism
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ism ~ isim
- 20. yy. · Osmanlı Türkçesi: ism
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: isim