film — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 19 Ekim 2026, 07:58 (Türkiye saati)

sözcük
1212
kaynak
41
tarihsel tanık
170.392
en eski kayıt
8. yy.

film

Işığa veya başka görüntüleyici ışınıma duyarlı yüzeyiyle görüntü kaydeden esnek fotoğraf malzemesi; ilgili: → görüntü.

Film, Fransızca film yoluyla Türkiye Türkçesine geçmiş bir sözdür; Fransızca da sözü İngilizceden almıştır. Tietze'ye göre İngilizcede film'in asıl anlamı ‘ince tabaka, zar’dır; Türkçede söz resmin çekildiği saydam şeridi ve bu şeritle perdeye yansıtılan resimleri adlandırır. Sonu iki ünsüzle biten alıntılarda görüldüğü gibi, sözün filim söyleyişi de vardır. Karaağaç sözü Fransızcadan alınma olarak dört anlamıyla kaydeder, filmografi'yi de aynı yoldan gelmiş olarak verir. İncelenen kaynaklarda tarihlenebilen en eski kayıt XX. yüzyıl başına ait Kestelli sözlüğündedir; orada söz hem sinema şeridini hem de sinemada gösterilen eseri adlandırır.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: film
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: film ~ filim

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).