yönlü
Hareketi, etkisi veya yüzü belirli doğrultuya bağlanan. Bir yol tek yöne açılabilir, ışık belli açıdan gelebilir; başlangıç ve varışın nasıl seçildiği hangi yönün kastedildiğini gösterir. Tersine akış mümkünse bu ayrıca belirtilir.
Yönlü, yön adına -lü ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Gülensoy sözcüğü yön+lü diye çözümler ve ‘yönü olan’ ile halk ağzındaki ‘uygun’ anlamını aynı maddede verir. Sözcük Eski Anadolu Türkçesinde ‘yerinde, uygun’ anlamıyla vardır: XIV. yüzyılda Süheyl ü Nev-bahâr'da _Sözi yönlüyidi_ ‘sözü yerindeydi’ diye geçer, Dilçin de onu ‘yerinde, uygun, münasip, makbul’ anlamlarıyla kaydeder. Bu eski anlam, tabandaki yön'ün Eski Anadolu Türkçesinde ‘cihet, taraf’ yanında ‘suret, tarz’ da anlatmasıyla açıklanabilir (Bitigçi açıklaması). Anadolu ağızlarında yönlü ‘uygun, iyi, doğru, yerinde’ anlamıyla yaşar; Türkiye Türkçesinde ise belirli bir doğrultuya bağlananı niteler.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yönlü
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yönlü