kent — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 17:00 (Türkiye saati)

sözcük
1194
kaynak
41
tarihsel tanık
164.634
en eski kayıt
8. yy.

kent

Yerleşimin, ticaretin, hizmetlerin ve ortak altyapının bir arada örgütlendiği yoğun yaşam alanı; ilgili: → şehir.

Kent, Soğdca knδh ‘şehir’ sözünden Türkçeye geçmiştir; Uygur Budist metinlerinde kend ‘şehir’ olarak görülür. Kaşgarlı Mahmud XI. yüzyılda sözün Türklerin çoğunda ‘şehir’, Oğuzlarda ise ‘köy’ anlamına geldiğini yazar. Eren'e göre Eski Türkçede ‘şehir’ için balık kullanılırken kent zamanla onun yerini almıştır. Anadolu'da kend ~ kent ‘köy’ anlamıyla yaşamış, Kâmûs-ı Türkî döneminde yalnız Taşkent, Semerkant gibi adlarda kalmıştır; Türkiye Türkçesinde söz ‘şehir’ anlamıyla yeniden kullanıma girmiştir (Tietze).

  1. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: kend
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: kend
  3. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: kent
  4. 14. yy. · Harezm Türkçesi: kend
  5. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kent ~ kend
  6. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kend
  7. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: kend
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kend
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kend ~ kand
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kent

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).