üzeri — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 00:12 (Türkiye saati)

sözcük
378
kaynak
39
tarihsel tanık
98.133
en eski kayıt
8. yy.

üzeri

→ üst

Üzeri, eski bir *ǖz köküne dayanan yer ve yön sözüdür. Stachowski'ye göre söz Ortak Türkçe *üzgerü biçiminden gelir; bu biçim *ǖz köküne yönelme ve yön bildiren eski eklerin (*+(g)a+ru) getirilmesiyle kurulmuştur. Aynı kökün Yakutçada üöhe ~ ǖhe ‘yüksek; üstünde; yukarıda’ olarak yaşadığını belirtir ve sözü üst ve üzengi ile karşılaştırır. Gülensoy kökü üz (< *ö:z) olarak verir, sözü üz+e+r+i diye çözümler ve yalın üzer biçiminin kullanılmadığını belirtir. Eski Anadolu Türkçesinde yönelme ve bulunma durumlu üzerine, üzerinde kalıpları XIII. yüzyıl sonundan beri yaygındır; üzeri, üzerini, üzerinden biçimleri XV. yüzyıldan beri tanıklanır.

  1. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: üzerü
  2. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: üzeri
  3. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: üzeri
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: üzeri
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: üzeri
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: üzeri

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).