böğürtlen — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 13 Ekim 2026, 16:29 (Türkiye saati)

sözcük
234
kaynak
35
tarihsel tanık
63.885
en eski kayıt
8. yy.

böğürtlen

Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı; diken dutu, it üzümü, bük (II) (Rubus caesus)

Böğürtlen Türkçe bir bitki adıdır; Räsänen sözün ortak biçimini yeniden kurulan *bögürtlän diye verir ve Çağatayca, Azerbaycan Türkçesi, Türkmence, Kazakça gibi dillerdeki karşılıklarını sıralar. İç yapısı tartışmalıdır: Gülensoy sözü 'sık ağaçlık' anlamında yeniden kurulan *bük köküne bağlar; Tietze ise Bosna ağzındaki bir değişkeden yola çıkarak aslının 'bağırtan' anlamında *böğürten olabileceğini, dikenleriyle insanları ve hayvanları bağırtan bir çalı olarak adlandırılmış olabileceğini düşünür. Tarihsel Derlem'deki en eski tanıklar XIV.–XV. yüzyıla tarihlenen Müntahab-ı Şifâ'da bögürtlen biçimiyle geçer.

  1. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bögürtlen
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: böğürtlen
  3. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: böğürtlen
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: böğürtlen

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).