iğde — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 2026-10-12

sözcük
170
kaynak
26
tarihsel tanık
41.114
en eski kayıt
8. yy.

iğde

İğdegillerden, kokulu, sarı çiçekleri olan, çalı biçiminde bir ağaç (Elaeagnus)

İğde, hem ağacı hem de unlu, mayhoş meyvesi için kullanılan eski bir addır. Söz XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un sözlüğünde de kayıtlıdır; Tarihsel Derlem'de XIV. yüzyılda Harezm Türkçesiyle yazılmış Kısasü'l-Enbiyâ'da yigde, Anadolu'daki bir hekimlik kitabında igde olarak geçer. Räsänen ve ona dayanan Tietze sözü Moğolca 'çalı, ağaççık' anlamındaki bir sözle açıklar; ÈSTJa ise anlam geçişinin güçlüğünü ve en eski tanıkların biçimini göstererek bu açıklamayı kuşkulu bulur, Gülensoy da sözü Türkçe sayar.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yigde ~ igde
  2. 14. yy. · Harezm Türkçesi: yigde
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: igde
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: igde ~ iğde
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: iğde
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: iğde

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Yalnız yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ) ses değişimi sayılmaz; bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).