tere — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 2026-10-12

sözcük
170
kaynak
26
tarihsel tanık
41.114
en eski kayıt
8. yy.

tere

Sofrada taze yenerek yemeklere hafif yakıcı, biberimsi tat katan, genç sürgünleri demet hâlinde toplanıp pişirilmeden tüketildiğinde kendine özgü keskinliğini koruyan turpgillerden ince saplı, çabuk gelişen ot.

Tere, Farsçada genel olarak bahçe otlarını, özellikle pancar, ıspanak, tere, pırasa ve maydanoz gibi yeşillikleri anlatan tara sözünden alınmıştır; Tietze, Eren ve Stachowski bu açıklamada birleşir. Tarihsel Derlem'de söz ilk kez 14.–15. yüzyıla tarihlenen Müntahab-ı Şifâ'da tere tohumu, su teresi ve acı tere gibi kullanımlarla hekimlik bağlamında görünür. Eskiden daha geniş bir anlamı da vardı: Dilçin'in Yeni Tarama Sözlüğü 'sebze' anlamını kaydeder, Meninski 1687'de sözü 'yenecek otlar' başlığı altında sebze ve ot ile birlikte verir.

  1. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: tere
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: tere
  3. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: tere
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tere

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Yalnız yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ) ses değişimi sayılmaz; bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).